SERHAT TÜRKÜSÜ(*)

SERHAT TÜRKÜSÜ (*)

Onaltıncı asrın bir serhat türküsünü,

Dinliyorken, kaldırıp tarihin örtüsünü.

Gördüm bir an içinde, bambaşka bir manzara:

Bir bahar sabahıdır; yiğitler kır atlara,

Binerek gidiyorlar, şimale hicret eden

Kuşlara yoldaş olup akın akın erkenden..

Atını sürüp geçen erlerin her birisi,

Zinde, güzel, kahraman, kuvvetli, genç irisi.

Göz alabildiğine bir ova, yeşil, geniş

Bilinmez bir kaynakta zümrütler eritilmiş.

Akıyor pırıltılar, çağıltılarla Tuna,

Bayraklar çekiliyor, kalelerin burcuna.

Bayraklar, gölgesinde döğüşülen bayraklar,

Ki asırlar boyunca, Bec’den Basra’ya kadar.

Kıtaların üstünde şan ve şerefte yalnız:

Bizim bayraklarımız…

  

(*) Fahri Ersavaş. Tanzimat’tan Günümüze Hamâsi ve Milli Şiirler Antolojisi. Bilge Oğuz Kitapevi, İstanbul, 2012. s:301-2.